7 Nisan 2017

ELIZA CHENEY ABBOTT SCHNEIDER: BURSA MEKTUPLARI

Kitap adı: Bursa Mektupları
Orijinal adı: Letters from Broosa, Asia Minor
Yazar: Eliza Cheney Abbott Scheneider
Çevirmen: Neşe Akın
İlk yayınladığı sene: 1846

Yayınevi: Dergah Yayınları (2009)
Sayfa sayısı: 159
ISBN: 978-975-995-184-9








Günümüzde tüm dünyaya hakim olan hoşgörüsüzlüğün altında, olaylara bizim bakışımızla bakmayanları tanımak ve anlamak için hiçbir çaba göstermememizin yattığına inananlardanım. İşte bu nedenle de, bana en "kesin" gelen konularda bile, o kesinliği reddedenleri dinlemek, duymak için daha da çok çaba göstermeye başladım son yıllarda.

1833 senesinde, bu şehirde protestanlığı yaymak için misyoner olarak Bursa'ya gelen eşine eşlik eden ve 1842 senesine kadar da Bursa'da yaşayan Amerikalı Eliza Cheney Abbott Schneider'in ülkesindeki arkadaş ve dostlarına yazdığı mektuplardan oluşan bu kitabı da, işte aynen bu çabanın bir parçası olarak okudum.

Müslümanları değil, Ermeni ve Rumları "gerçek" (!!) dine yani Protestanlığa döndürmek amacını güden bu çiftin, Bursa'da geçirdikleri 9 sene boyunca edindikleri izlenimleri içeren bu mektuplar, hem dönemin resmi tarihin sınırlamalarından uzak anlatımı, hem de küreselleşmenin esamesinin okunmadığı yıllarda, farklılıkların nasıl görüldüğünü ortaya koymak itibariyle, bence eşsiz bir kaynak.

İtiraf ediyorum ki, mektuplara hakim olan üslup, milliyetçilikle uzaktan yakından alakası olmayanları bile çıldırtabilecek bir "üstten bakma, "hakir görme" tınısı içeriyor ve bu açıdan da biraz zorlayıcı. Ama aynı zamanda, kültürel farklılıkların yarattığı uçurumların nasıl oluştuğunu anlamak için de son derece yararlı. Ayrıca, dönemin günlük yaşamı, "Osmanlı"lığın tanımı, farklı dinlerdekilerin nasıl Osmanlı çatısı altında bir arada yaşadığını anlama imkanı, 19. yüzyıl Anadolusundaki yaşam, gelenekler gibi açılardan da fevkalade samimi ve gerçekçi bir büyüteç.

Öğretilmiş tarihten biraz uzaklaşmak isterseniz, farklı bakış açılarına kulak vermek isterseniz, bu ince, hızla okunan, sürükleyici kitabı çok tavsiye ediyorum....

Bu kitabı satın almak isterseniz, burayı tıklayınız

19 Şubat 2017

BÜNYAD DİNÇ: ÖTEKİ ANADOLU

Kitap adı: Öteki Anadolu Tarihin ve Coğrafyanın İzinde
Yazar: Bünyad Dinç
İlk yayınladığı sene: 2016

Yayınevi: Gölgeler Kitap (1. Baskı 2016)
Sayfa sayısı: 208
ISBN: 9786058323926









Az bilinen yerleri keşfetmenin peşinde koşan gezginler! Müjdemi isterim: beklediğiniz kitap yayınladı!!

Profesyonel fotoğrafçılık, dağcılık ve rehberlik deneyimlerini son yıllarda Anadolu’nun ulaşılması zor, keşfedilmemiş arkeolojik zenginliklerini tanıtmaya odaklayan Bünyad Dinç’in kaleme aldığı ve fotoğraflarıyla zenginleştirdiği bu kitap sizi bilinmeyen “öteki” Anadolu’nun kaşifi olmaya cesaretlendiriyor.

Öyle turist otobüsleriyle değil, hatta 4x4’lerle bile değil, ancak elinizde pusula, sırt çantanızda fener, ayağınızda sıkı yürüyüş ayakkabılarıyla ve tabii ki su tedariğinizle tabana kuvvet ulaşabileceğiniz yerleri anlatıyor bu kitap. Sadece anlatmakla kalmıyor, nasıl ulaşabileceğinizi de haritalarla açıklıyor, zira bu yerlerin çoğunu bölgedeki yerli halk bile bilmiyor.

Kitapta tanıtılan, Van’ın Gevaş ilçesindeki Karmrakvank Manastırı’nın keşif gezisinde ben de yer almıştım. Göründü Kilise ya da Kırmızı Kilise olarak da adlandırılan 15. yüzyıla tarihlendirilen  bu esere ulaşmak için geçtiğimiz yolları, tarif sorduğumuz köylülerin meraklı bakışlarını, gün batımına doğru sonunda ulaştığımızda hissettiğimiz coşkuyu, gururu hiç bir zaman unutamayacağım.

Mersin’in Gülnar ilçesindeki Pirindu Krallığı’nın başkenti Kirşu’dan, Karaman’ın Sarıveliler ilçesindeki Fariska Köristanı yani kaya mezarlarına; Gümüşhane’nin Atalar Köyü’ndeki 19. yüzyıldan kalan Muzena Kilisesi’nden, Erzincan’ın Tercan ilçesindeki 12. Yüzyıldan kalan anıtsal taşlar haçkarlara, Anadolu’nun bereketli toprakları üzerinde yüzyıllardır yükselen, ama unutulmaya yüz tutmuş bu hazineleri, “Öteki Anadolu”da tarihçeleriyle, efsaneleriyle birlikte okuyabilirsiniz. Okumakla yetinmeyeyim derseniz, kitaptaki yol tarifleriyle, kendiniz bizzat keşfedebilirsiniz.....

Muhtemelen bu eserlerden geriye, bakımsızlıktan, bilinmezlikten, ilgisizlikten çok değil birkaç on sene içinde  pek fazla bir iz kalmayacak... O yüzden, siz Anadolu sevdalılarına, siz az bilinen meraklısı gezginlere küçük bir tavsiyem var: belki Öteki Anadolu’nun izinden yollara düşemeyebilirsiniz ama kütüphanenizde bir nüshası olsun en azından bu kitabın.... 

Bu yazının Hürriyet Seyahat'te yayınlanmış versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz